| DUYGUYA AÇILAN KAPI |
PEYGAMBER EFENDİMİZE KOMŞU OLMAK İSTEMEZMİSİNİZ.......Kim Böyle güzel Bir Dosta Komşu Olmak İster?![]() *Daima düşünceli idi. *Susması konuşmasından uzun sürerdi; lüzumsuz yere konuşmaz konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı. *Dünya işleri için kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. *Kötü söz söylemezdi. *Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı. Düsmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. *Kendisini üç şeyden alıkoymuştu; Kimseyle çekişmezdi, çok konuşmazdı, faydasız boş şeylerle uğrasmazdı. *Umanı, umutsuzluğa düşürmezdi; hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. *Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı, kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi. *Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dikkatli dinlerdi. *Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse O da güler, bir şeye hayret ederlerse O da onlara uyarak hayret ederdi. *Gerçeğe aykırı övmeyi kabul etmezdi. *Her zaman ağırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. *Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. *Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü, ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir vakar ve sükunetle rahatça yürürdü. *Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi. *Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu, yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık olurdu. *Adet üzere sarf edilen hiçbir kötü söz ağzına almadı. Fakirlerle birlikte yerdi, öyle ki onlardan ayırt edilmezdi. * Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. *Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. *Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: "İlahi doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa maruz kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım." *Sıradan değildi; sıradan insanlar gibi yaşadı. İŞTE O, PEYGAMBER EFENDiMiZ (sav)' Di. 21:15 - 25/2/2009 - Yorum {1} - yorum yazÜzüntüsüz Yaşanır Mı?Üzüntüsüz Yaşanır Mı?. ![]() Hayat, bakış açısından ibarettir. Üzüntümüz de, sevincimiz de hayata baktığımız pencereye göre değişir. Sahi, siz hayata hangi pencereden ve ne açıdan bakıyorsunuz? Eğer mutlu değilseniz, hayata baktığınız pencereyi değiştiriniz. Üzüntülerden kurtulamıyor ve sürekli sıkıntıların kıskacında eziliyorsanız, hayata bakış açınızı hemen değiştiriniz. Tanıdığım öyle insanlar vardır ki, hayata daima olumsuzluk penceresinden bakar. Hep kötüyü, eksiği, bozuğu görürler. Böylece içlerinde, sürekli olumsuzluğu biriktirmiş olurlar. Onlara göre herşey, her zaman kötüdür. Hayat felaketlere gebedir. İnsanlar gittikçe kötüleşmekte ve insanlıktan çıkmaktadır. Her insanı bir kötülük odağı olarak gören böyle birinin, üzüntüden kurtulabilmesi ve mutluluğu yakalaması mümkün müdür? Herkesten ve her şeyden daima kötülük bekleyen bir insanın, huzurlu olması imkânsızdır. Çünkü ona hiç kimseden zarar gelmese de, içindeki bu kötülük beklentisi ona kötülük olarak yeter de artar. Aslında, "Herkes kötü" diyen kendi kötülüğünü göstermiş olmaz mı? Beklentileri hep olumsuz olan, biraz da kendi iç dünyasını göstermiş olmaz mı? Zira kötülüğü bekleyen, onun yapılabilir olduğunu düşünendir. Kendisini hep iyiliğe ayarlamış olan, herkesi de kendisi gibi bilir. Bu sebeble de kötülük beklentisi sınırlıdır. Hatta her geceyi Kadir, her rastladığı kişiyi de Hızır sanır. Gördüğü düşü hayra yorar. İyilik ve güzellik yorumu mümkün oldukça, kötülüğü hayaline bile getirmez. Kötülere karşı bile, kötüleşmeyi asla düşünmez. Kötülere sadece acır. Onlara da yardıma hazırdır. Dünyada kötü ve kötülük kalmasın diye hep duadadır. Gözü, bardağın dolu yanındadır. Olumluyu görür, anlatır... Olumlu bakmak, uyumlu olmaktır. Olumluyu gören, söyleyen, öven; olumlu halleri çoğaltandır. İç dünyasındaki olumluluk hali, bakış açısını oluşturur. Zira "Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır." Hayata olumluluk penceresinden bakan, hep iyi dileklerde bulunur. İyilik temennisi iyidir. Önce sahibini iyileştirir. Evvela dilek sahibinin içini iyileştirir. Bu sebepledir ki, iyilik dileyen iyilik bulur. ÇÜNKÜ DİLEKLER DUALAŞIR DUALAR GERÇEKLEŞİR Çünkü dilekler dualaşır, dualar gerçekleşir. Yüce Yaratıcı bu âlemde öyle bir gönül sistemi kurmuştur ki, iyi olmak için, iyiliği herkes için istemek gerekiyor. Sadece kendi iyiliğini isteyen benciller, bunu asla başaramazlar. Bilge hükümdar, bencil miskinlerle, gönül ehli dervişler arasındaki farkı ortaya koymak için, şöyle bir deneme yaptırmış: Tembelhanelerden topladığı bencil kişileri bir araya getirtmiş ve gün boyu aç bıraktırmış... Sonra da kocaman bir çorba kazanını ortalarına koydurtmuş... Miskin benciller hemen hırsla kaşıklara saldırmışlar. Kocaman kaşıkları çorba kazanına daldırmışlar. Ancak çorba dolu kaşıkları ağızlarına götürememişler. Çünkü kaşıkların sapı neredeyse bir metreye yakınmış. Bu sebeble çorba dolu kaşıkları ağızlarına götürememişler. Yiyemedikleri çorba üstlerine başlarına dökülmüş, çorba kazanına düşmüşe dönmüşler, perişan olmuşlar, aç kalmışlar... * * * Bencil miskinlerden sonra, dervişler getirilmiş. Aynı şekilde, gün boyu aç kalmış olan bu fakir insanlar, görünüş itibariyle öncekilere benziyormuş ama gönül bakımından apayrı ve bambaşka imişler... Çorba kazanının etrafına oturmuşlar sükûnetle... Bir kazana bakmışlar, bir de ellerine verilmiş olan uzun saplı kaşıklara... Sonra da bir güzel karınlarını doyurmuş, açlıklarını gidermişler. O uzun saplı kaşıklara rağmen aç kalmamışlar. Çünkü birbirlerini doyurmuşlar. Herkes kendi kaşığını karşısında oturan arkadaşının ağzına uzatıvermiş... Böylece, karşısındakini fark etmenin, görmenin ve düşünmenin, yani bencil olmamanın faydasını görmüşler. HAYATA BEN PENCERESİNDEN BAKANLAR Hayata, "Ben penceresi"nden bakan başkasını göremez. Görse de hali ile hallenemez. Netice olarak da bencillikten kurtulamaz. Güzeller Güzeli Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizi bu bencillikten kurtarmak için, bir dua kardeşliğine çağırıyor. Buyuruyor ki; "Günahsız ağızla dua ederseniz, Allah kabul eder". Sahabe–i Kiram merak edip sormuşlar: "–Ey Allah'ın Elçisi! Kimin ağzı günahsızdır ki?.." "–Senin ağzın kardeşin için, kardeşininki de senin için günahsızdır." Öyleyse, din kardeşleri birbirleri için dua ederek, kabul edilecek duayı bulacaklardır. Bu hal. Dualarda buluşmaktır. Dua kardeşliğinde bir ve beraber olmaktır. Bir başka deyişle, hayata bencillik penceresinden değil, kardeşlik penceresinden bakmaktır. UNUTMA EKTİĞİNİ BİÇERSİN Bir insanın başkalarına ciddi olarak dua etmesi için, onları önemsemesi ve sevmesi gerekir. Başkasını önemseyen ve seven bir gönül, sevilecek kıvamda bir insan olmuş demektir. Bu gerçek bize gösteriyor ki, bu hayatta verdiğimizi alırız. Sunduğumuz bize sunulur. Ektiğimizi biçeriz. Öteki için dilediğimiz şey, gelir bulur bizi... Hazreti Mevlana der ki: “Dağ bile, sesine ses verir.” Ya insan... Senin sesini, dileğini, duanı, sunduğun güzelliği sana yansıtmaz mı? * * * Bu dünyada yapılmış olan ne iyilik kaybolur, ne de kötülük... İyilik de, kötülük de karşılığını mutlaka bulur. Bu yüzden atalarımız, "İyilik yap, denize at, balık bilmezse, Halık (Yaratıcı) bilir" demişlerdir. Yine bu yüzden, karşılığını bulamadığımız iyiliklerden dolayı da üzülmeyiz. Çünkü her şeyi görüp gözeten Yüceler Yücesi Rabbimiz, ne kadar küçük de olsa, yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını Kur'an'da bildiriyor. İYİLİKLER SAHİBİNİN KARŞISINA ÇIKAR Yaptığımız iyilik, nerede, nasıl karşımıza çıkacaktır bilinmez. Kurtulduğumuz tehlikelerden sonra söylenen şu cümle, bu açıdan çok anlamlıdır: "–Verilmiş sadakanız varmış..." Ancak bu sadaka, sadece fakire verilen para değildir. İhtiyaç sahibine sunulan bilgidir, sevgidir, maddi, ya da manevi bir yardımdır. Gündemine başkasını alabilen, derdiyle dertlenebilen ve ona çözüm sunabilen bir yürek, sıkılmaz, üzülmez, mutsuz olmaz. Çünkü böyle bir yürek, geniştir, kocamandır. Sadece "ben" diyenin bakış açısı dardır. Çoğu zaman, kendi başınalığı, yalnızlığı ve kimsesizliği ile baş başa kalır. Bu hakikati Atalarımız ne güzel ifade etmişler: "–Peyniri yalnız yiyen, kendiri dişiyle çeker!" Bencilliği sebebiyle böylesine yalnız kalanların, malı mülkü arttıkça yükü çoğalır, darlığı, daha da artar. Bu sebeple dargınlaşır, kavgalaşır ve ruhca aşınır, nefisce de kalınlaşırlar. Yani üzüntünün ve can sıkıntısının kör kuyusuna düşer. . alıntıdır... 20:14 - 25/2/2009 - Yorum {yok} - yorum yazNAMAZNAMAZ...''Ölüm Sekaratı sıkıntısının ilacıdır,'' Vakit seher. Ufukta günün kızıl çiçeği açmak üzere. Vaktin rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. Gecenin toprağında saklı ışıktan tohumlar başlarını uzatıyor. Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin. Unutulmuşluk toprağına gömülü bir tohumdun. Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin. Hatırla ki, unutulmuşluğun toprağında Rabbin seni unutmadı. Rabbin seni sahipsiz de bırakmadı. Rabbin seni yokluk gecesinden varlığın ufkuna eriştirdi. Taze bir bahar gibi gün yüzüne çıkardı bedenini. Ete kemiğe bürüdü ruhunu. Gülden tebessümler giydirdi yüzüne. Şimdi seher vakti. Göz kapaklarının ardından kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere.Aç kalbini Rabbine.Uyan.Uyan,yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini. Güneş ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan Rabbini herkesin O'nu unuttuğu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracına eşlik et En Sevgilinin(s.a.v) Şimdi sabah! Şimdi sabah namazı vakti... ''Kabrin karanlığının sıkıntısının ilacıdır'' Vakit öğle.![]() Gün ortası. Dünya telaşındasın. İşler yoğun.Yarım kalmış ne kadar iş var! Sanki sensiz yürümüyor hiçbir şey. Sanki sen olmasan işler hep yarım kalacak, belki hiç başlamayacak. Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin! Oysa dünya seni pek umursamıyor. Telaşlarına inat uzakta bir kelebek yavaş yavaş kozasından çıkmada. Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine... Vakit öğle.![]() O kadar gürültü var ki ortalıkta. Kalbinin sesini duyamıyorsun bile. Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaşların arasından sıyrıl, ruhuna yer ayır. Ebedi sükunete hazırla kendini. Kalbini sonsuzluğa bitiştir. Alnını secdeye değdir. Şimdi öğle namazı vakti... ''Sorgu meleklerinin sıkıntısının ilacıdır'' Vakit ikindi.![]() Gün ihtiyarladı.Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne. Zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi. Ayrılığı söylüyor hece hece.Hüzün renkli bulutlar sardı göğü. Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale doğru akıyor ışıklar. Hatırla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun.Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor.Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlıyorsun. Bundan sonra vaadi yok sana zamanın.Yokuş aşağı akıyor kalbin. Vakit ikindi.![]() Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı. Zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde.Gün daha kısa geliyor artık. ''Yemin olsun ki ikindi vaktine.Hüsrandadır insan.'' Şimdi anlıyorsun.Çünkü, yokuş aşağı akıyorsun. Dalından kopuyorsun.Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Geriye kalan ancak iman. Secdeye koy alnını. Eğil Zamanın Sahibinin önünde. O'na konuş, dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece hece. Şimdi ikindi namazı vakti... ''Amel defterinin dağıtıldığı andaki sıkıntının ilacıdır'' Vakit akşam. Gün ölmek üzere.Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın.Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor. Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün.Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek.Senin de kıyametin kopacak. Şimdi akşam. Ölmeden önce bil öleceğini ki, yaşatıldığını farkedesin. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O’nu an şimdi. Şimdi akşam namazı vakti… ''Sırat Köprüsü’ndeki sıkıntının ilacıdır'' Vakit Yatsı. Gün çoktan öldü.Güneş ışıklarını topladı.Gece hükmediyor aleme. Güneşin saltanatı bitti.Işıklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti eşyadan. Gül soldu, gün soldu.Göğe yöneldi gözler. Hatırla ki,Sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın. Bir adın kalacak geriye.Bir mezar taşın hatırlayacak belki Seni. Belki o da unutacak. Şimdi Gece. Sabaha çok var.Işık uzaklarda. Yokluğun gecesinde,adın bile unutulmuşken,kimden meded umarsın sor kendine? Kim Sana hayat vermişse,kurumuş kemikleri toplayıp dirilten de O elbette. Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarının Seni unuttuğu bu gece,Sen de herkesin unut,O'nu hatırla. Söyle kendine ki,çoklarının ışıklara kanıp sahte renklerin kuyularına daldığı bu gece,Rabbini an,Rabbine kan,Rabbine uyan.
21:24 - 12/2/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz
|
Hakkımda Ana Sayfa Profilim Arşiv Rss Kategoriler
Son Yazılar - Tığ İşi Şemalı Bayan Bluzu - Motfili Örgü Bayan Atkısı - Pembe Örgü Bebek Takımı - Kız Çocukları İçin Örgü Elbise Örneği - Firkete İşi Modelleri,Firkete İşi Resimli Örnekler - Şipşak Bolero Modeli ve Yapılışı - Bayan Örgü Tunik Modeli - Kürklü Örgü Şal Modeli - Akıllı İpten Örgü Bebek Pançosu ve Örgü Bebek Şapkası - Bayanlar İçin Harika Örgü Uzun Hırka Modeli Etiket Bulutu Tığ işi örgüler tığ işi örgü bluzlar tığ işi örgü kazaklar tığ işi yazlık örgüler tığ işi örgü modelleri örgü atkı modelleri yeni şal örnekleri tığ işi örgü bayan atkısı motifli örgü bayan atkısı motifli örgü bayan şalı yapılışı örgü bebek takımları örgü bebek takımı modeli örgü bebek takımı örneği kız çoukları için örgü takım kız bebekler için örgü takım yapılışı Örgü Bebek Elbisesi Kız Çocukları İçin Örgü Elbise Örneği Kız çocukları için harika örgü elbise modeli çocuk örgü elbisesi çocuklar için örgü elbise modelleri bebek örgü elbise modelleri Firkete İşi Modelleri Firkete İşi Resimli Örnekler Anlatımlı Firkete İşi Modelleri Firkete motif nasıl yapılır firkete işi nasıl yapılır kolay bolero örnekleri şipşak bolero örneği kol bolero modeli yapılışı anlatımlı bolero modelleri örgü bolerolar örgü kazak modelleri örgü kazak desenleri örgü kazak örnekleri yeni örgü kazak modeli yapılışı anlatımlı örgü kazak bayan örgü kazak tunik şal modelleri yeni şal modelleri 2010 şal modelleri motifli şal modeli yapılışı anlatımlı şal modelleri örgü panço modelleri örgü bebek pançosu örgü bebek şapkası anlatımlı bebek örgüleri anlatımlı örgü bebek şapkası anlatımlı örgü bebek pançosu örgü hırka modelleri bayan uzun hırka modelleri örgü bayan kaban modelleri 2010 örgü hırka modelleri örgü hırka yapılışı anlatımlı örgü hırka modelleri Arkadaşlarım • Blogcu Yardım • gökhan kaplan • CAN RECEP ASLAN • Efsane Peri • Saadet Aktan • elifortasoz • LeeForBlog ! • tiritci • taner özdemir • terslale22 • HaYaL-GeCeM EseR • drsaglik • CAN RECEP ASLAN • futbollove • sohbet odaları Feedjit Live Blog Stats |