DUYGUYA AÇILAN KAPI

Dünyanın En Güzel ve En Sıcak Tatil Yerleri

Kategori: TURIZM SEYAHAT
Dört mevsim yaz yaşanan yerler-1

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-2

Dört mevsim yaz yaşanan yerler

Maldivler

Issız adacıklar, mercan kayalıklarında açmış rengarenk çiçekler, ayaklarınızın arasında dolaşan yüzlerce balık ve mis gibi baharat kokusu... Maldiv Adaları, Hint Okyanusu'nda, Sri Lanka'nın güney batısında, bir ucundan öbür ucuna yarım saatte yürüyebileceğiniz 190 adadan oluşuyor. Bunların 202'sinde yaşam var, 56'sı turistik amaçla işletiliyor.



Maldivler'de turist kabul eden adaların çoğu Male North, Male South ve Ari bölgelerinde yer alıyor. Bir yat kiralayıp dolaşarak bu güzel beldeleri keşfedin.

Tarihi mekanlar ve müzelere meraklıysanız Maldivler fikrinden vazgeçin. Şehir hayatından bıkan ve ortalıkta kimseleri görmek istemeyenler için ver elini Malvid Adaları...


Dört mevsim yaz yaşanan yerler-3

 Dört mevsim yaz yaşanan yerler-4

Dubai

Dubai'yi neden görmeliyim diye düşünebilirsiniz. Öncelikli olarak, alışverişlerde vergi ödeme zorunluluğu olmadığından alışveriş olanaklarının geniş olmasından ötürü bayanların tatil konusunda ilk tercihi Dubai oluyor. İkinci sebep ise sıcak havası... Steril ve kilometrelerce uzunluktaki plajlarda güneşlenmek eminiz ki size çok iyi gelecek. Dubai'ye tatile gitmek için bambaşka nedenlerde sayabiliriz mesela, harikulade konaklama tesislerinde kalıp, gurmeleri bile hayran edecek güzellikte yemekleri yiyecek olmak, Dubai'yi tercih etme nedeniniz olabilir.


Bir yanda Arap dokusu bir yanda modernleşmiş Avrupa kültürü... Bir yanda ıssız uzanan çöller, bir yanda cıvıl cıvıl Dubai...

Dubai'de göreceğiniz mimari şölene hayran olacaksınız! Jumarrah Bölgesi'ndeki lüks evler, modern plajlar, çölde safari yapma keyfi, at ve deve yarışı yapma heyecanı ile bu rüyalar ülkesinde geçireceğiniz tatilinizi unutamayacaksınız.


Dört mevsim yaz yaşanan yerler-5

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-6
Endonezya

Dünyanın en büyük takımada devleti, muhteşem kumsalları, eşsiz görüntülere bürünmüş adalarıyla büyülü dünyanın kapıları sizin için aralayacak! Hazırlanın...

Farklı farklı zevklere hitap edebilecek birçok özelliği bulabileceğiniz Endonezya, kimilerine göre plaj ve denizleri ile bulunmaz bir yer. Kimilerine göre, çeşitli spor aktivitelerini yapabileceğiniz bir su sporları cenneti. Kimilerine göre, ada halkının kendi imalatı olan tahta oymacılığı ürünlerden satın almanın keyfini yaşayabiliyor olmak. Kimilerine göre ise, farklı bir din, farklı bir inanç dolayısıyla yaşanan farklı hayatları görmek, ibadet edilen tapınakların gezmek ve keşfetmektir...


Endonezya turizm alanında olduğu gibi eğlence sektöründe de oldukça gelişmiş. Yöresel danslarında simgelendiği gibi herkesi eğlendirebilecek yaşam tarzının benimsendiği Endonezya'da eğlence alternatifiniz oldukça fazla olacak.

Lombok ve özellikle Bali Adalarında bulunan lüks otellerin çevresinde çok sayıda eğlence mekanı ile Endonezya'da 24 saat süren bir eğlence kültürü ile karşı karşıya kalacaksınız.

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-7

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-8

Mısır

Mısır, herkesin hayatında bir kez olsun gezmek görmek ve yaşamak isteyeceği bir ülke. Piramitlerin sırları, firavunlar gizemi, çöl sıcağı, deve gezileri, Nil Nehri, sahil şehirlerindeki lüks tatil merkezleri, başkent Kahire ve diğer şehirleri ile Mısır herkesin rüyası...



Mısır sadece piramitlerin görselliği, firavunların gizemi değil, Sarm El Sheikh gibi son yıllarda dünyanın dört bir yanından turist çeken şehirleriyle de adından çok söz ettiren bir ülke oldu.

Sarm El Sheikh; mükemmel plajları, eğlence hayatı, Kızıldeniz'in berrak suyu ve burada bulunan rengarenk mercan balıklarının arasında yüzmenin keyfi ile son dönemlerin en gözde tatil şehirleri arasında yer alıyor.


Dört mevsim yaz yaşanan yerler-9

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-10

Küba

Küba kumsallarının en büyüğünü kapsayan alanlarından biri olan Varadero'da 13 mile yakın, muhteşem beyaz kumdan oluşan kumsalları kesinlikle görmelisiniz. Bu plajlarda su sporları yapabilir, sırayla dizilmiş olan dinlenme tesislerinde mola verebilirsiniz. Bir başka plaj cenneti olan Guardalavaca'da, dalış yapabilir, arkeolojik kazı alanlarına göz arabilir ve mükemmel cafelerde Küba'nın nefis içeceklerinden tadabilirsiniz.
Başkent Havana UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi'ne alınmış... 16'ıncı ve 17'inci yüzyıl arasında İspanyol Barok Mimarları tarafından neoklasik anıtları ve sevimli evler inşa edilmiş... Muhteşem plajları ve yürüyüş yolları ile turistlerin göz bebeği olmuş... Küba ve Havana bu ayrılmaz ikili sizi baştan çıkarmaya yetecek!

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-11

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-12

Malezya

Malezya'nın dünya ülkeleri arasında bu kadar turistik bir ülke olmasının en büyük nedeni turkuvaz ile mavinin uyumu olsa gerek!

Malezya'da kelimeler ya da fotoğraf karelerine sığmayacak kadar güzel olan bir doğal hayatla karşılaşacaksınız. Kilometrelerce uzanan plajlar, sıcak fakat fazla bunaltmayan iklimi, çevrenizde çiçekler böcekler, kumsallarda yumurtlayan kaplumbağalar, balıklar, kuşlar derken tam anlamıyla doğa ile baş başa yapacağınız bir keyif tatili sizi bekliyor.
Malezya elinde olan doğal güzellikleri iyi bir şekilde kullanmasını bilen ülkeler arasıda yer alıyor. Doğal güzellikler arasında yaşayacağınız bu tatilde aynı zamanda bir çok aktiviteye de katılabilirsiniz. Denizde yapacağınız dalışlar sayesinde renkli ve gizemli sualtı dünyasını keşfetme fırsatını bulacaksınız. Su üstünde yelken, tekne, su kayağı gibi aktivitelerde vücudunuza çarpan rüzgar sizi heyecanlandıracak. Tepelerde, ormanların derinliklerinde yeşilin her tonu ile karşı karşıya gelmek hoşunuza gidecek. Çimlerin üzerinde golf oynamak sizi rahatlatacak.

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-14

Dört mevsim yaz yaşanan yerler-13

 
Tayland

Güzel kumsalları, tapınakları, yaşam tarzları, yemek kültürleri ile Tayland, farklı tatil arayanlara...


Tayland'ın her şehrinde farklı bir kültüre tanıklık edeceksiniz. Budizm inançları, tapınaklarının gizemi, nehir üzerinde bulunan kanallarının görünüşleri, farklı alışveriş tarzları, egzotik lezzetlerle bezenmiş olan yemekleri, ruhunuza ve vücudunuza iyi gelecek thai masajı yaptırma keyfi, Taylandlıların hem kendileri hem çevrelerini coşturan eğlence tarzları ile Tayland'da farklı bir tatile hazır olun.

20:02 - 30/10/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Amisos Antik Kenti

Kategori: TURIZM SEYAHAT


Amisos Antik Kenti

Antik Amisos kenti, bugünkü şehrin kuzey batısında, Kara Samsun olarak bilinen Cedit Mahallesinin bulunduğu bölgedir. Amisos erken tarihlerden itibaren daima Orta Anadolu'nun Karadeniz'e açılan bir kapısı olmuştur. Sahra Sıhhiye Okulunun bulunduğu saha, kentin akropol bölümüdür.

Antik kaynaklar Pontus Kralı Mithridates VI. zamanında Amisos'un en parlak zamanını yaşadığını belirtmektedirler. Bu dönemde şehir tapınaklar, saraylar, evlerle süslenmiş, limanı ve tersanesi olduğu, şehrin etrafında önemli derecede zeytinlikler yer aldığı bildirilmektedir. Ayrıca Amisos ile Kızılırmak arasındaki Gazelonitid denilen bölgenin dişi koyunlarının sık ve ipek gibi yünleri methedilmektedir. Mithridates VI. şehrin yakınına ayrı surlarla Eupatoria adlı yeni bir yerleşim kurmuştur. M.Ö. I.yüzyıl içinde Amisos toprakları genişlemiş ve zenginleşmiştir. M.S. I.yüzyılda kente Yahudiler gelip yerleşmiş ve kentin nüfusu daha da artmıştır.Roma döneminde şehrin yerleşim sınırları genişlemiş, Toraman Tepe sırtlarında ve yamaçlarında yer alan Amisos Limanına kadar inmiş ve aşağı şehir kurularak yayılım alanı genişlemiştir. Ancak bugün Amisosda bir kaç kalıntı dışında hiç bir şey görülmemektedir. Ele geçen eserlerden şehrin Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşime sahne olduğu anlaşılmaktadır.Helenistik döneme ait bol miktarda bulunan bronz sikkeler üzerinde Amisos adı geçmektedir. Roma döneminde de sikke basımı devam etmiştir. Bir ticaret ve üretim merkezi olan şehirden kereste, balık, şarap, zeytinyağı, tuz, fındık yarı kıymetli taşlar, yün-yünlü kumaş, balmumu, tahıl, miltos (demir oksit) demir gibi mallar kuzey ve kuzeydoğu Karadeniz kıyıları ve Ege'ye gönderilmektedir.
l995 yılında yapılan yol genişletme çalışmalarında ortaya çıkan mezar odasında da döneme ait önemli eserler elde edilmiştir.

Yine antik kaynaklara göre; Amisos, Greklerden önce kurulmuş bir yerleşme idi. Amisos'un ilk adının Enete olduğu bildirilmektedir.Daha sonra Miletos'lular tarafından bu yerleşme M.Ö. 6. yüzyılın başında zapt edilerek kolonize edilmiştir. M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısında Kappadokialılar gelip Amisos'a yerleşmişler ve M.Ö. 6.yüzyıl ortasında Kappadokialılar Phokaialıların (Bugünkü Foça Şehri) Amisos'ta yerleşmelerini sağlamıştır. M.Ö. 437'de daha önce Atina'dan Sinop'a gelenlerden bir grup Athenokles liderliğinde Amisos'a yerleşmiş ve adını Peiraieos olarak değiştirmişlerdir. Amisos kentini kuran Grekler, diğer kentlerde olduğu gibi cadde ve sokaklar, meydanlar, evler, tapınaklar, dini ve sivil yapılar inşa etmiş kent meydanlarını heykellerle süslemişlerdir.

M.Ö. 6.yüzyıl ortalarında Persler'in Anadolu'yu egemenlikleri altına alması sonucu Amisos'un da diğer Grek şehirleri gibi Pers'lere vergi ödedikleri bilinmektedir. M.Ö. 4.yüzyıl başlarında Amisos, Kappadokia Satrabı Damates tarafından alınır ve böylece Pers egemenliği altına girmiş Büyük iskender'in M.Ö. 334'te Persler'i yenmesi ile Amisos'a bağımsızlık vermiştir.
Büyük iskender'in ölümünden sonra iskender'in komutanlarından Eumenes'e Kappadokia ile Paphlagonia-Pontus satraplığı verilir. Eumenes'in ölümünden sonra Kassandros, M.Ö. 315'te Amisos'u kuşatmış, Antigonos, yeğeni Ptolemaios'u göndererek kenti ele geçirmiş ve satraplığı tekrar kumuştur.

Amisos, M.Ö. 302'de Pontus Kralı Mithridates Kitistes zamanında Pontus egemenliği altına girmiştir. Pontus Kralı Mithridates II (255-220) zamanında Amisos ele geçirilmiş, Mithridates Filopator'un M.Ö. 120'de öldürülmesi üzerine , karısı Laodikeia Stefan Gölü (Ladik gölü) kenarında Laodikeia (Ladik) adlı yeni bir başkent kurdurmuştur. Amisos, Mithridates VI. (120-63) zamanında en parlak dönemini yaşamış, kentin yakınına ayrı surlarla Eupatoria adlı yeni bir mahalle kurdurulmuştur. Pontus Krallığı ile Roma imparatorluğu arasında uzun süren savaşlar süresinde, Roma generallerinden Lucullus, Amisos önüne gelince şehrin teslim olmasını istemiş Amisoslular bunu kabul etmeyince, Roma generali askerlerini Eupatoria banliyösü etrafına toplayarak burayı ele geçirmiştir. Banliyösü düşünce Amisos, tamamıyla kuşatılarak M.Ö. 71'de ele geçirilmiştir. insanlar öldürülmüş, yağmalanan, yakılıp yıkılan kent harabe haline gelmiştir. Lucullus hayatta kalanlara hürriyetlerini vererek şehrin yeniden yapılanması için emir vermiştir. Lucullus'tan sonra yerine geçen Pompeius, M.Ö. 64'de Amisos'a gelerek yeni düzenlemeler yapmış; Amisos'a Saramene, Gazelonitis, Themiskyra ve Sidene bölgeleri verilmiştir.

Mithridates'in oğlu Pharnakes II, Roma'nın iç karışıklıklarından yararlanarak M.Ö. 44' te Amisos'u fetheder. Caesar, Pharnakes II'yi Zile'de yenerek Amisos'a bağımsızlık verir. M.Ö. 44' te Caesar'ın öldürülmesiyle imparatorluğun doğusunu alan Antonius Küçük Asya'da yeni düzenlemelere gitmiş ve Amisos, Amaseia ve Neopolis şehirlerini krallara vermiştir. M.Ö. 36'da Antonius, Amisos'u Tiran Straton'a verir. M.Ö. 31'de Oktavianus Antonius'u Actium'da yener ve Amisos'taki tiranını kovarak kente bağımsızlık vermiştir. Roma imparatorluğu ikiye bölününce Bizans devletinin payına düşen kent Amisos adıyla bir piskoposluk merkezi olur
Bölgede ilk insan izlerinin Tekkeköy'de ortaya çıktığı tesbit edilmiştir. Buradaki mağaralarda ve düz yerleşim yerlerinde yapılan kazılarda Paleolitik (Eski Taş Devri- M.Ö. 600.000 10.000) ve Mezolitik (Orta Taş Devri-M.Ö. 10.000-8000) çağa ait eserler bulunmuştur.

Samsun Bölgesinin M.Ö. 5. bin sonunda başlayarak Kuzey Yunanistan, Bulgaristan ve Ege adaları ile sıkı bir ilişki içinde olduğu, bu ilişkilerin kıyı gemiciliği ile sağlandığı ve Geç Kalkolitik çagda (M.O. 3500-3000) bu ilişkilerin orta Anadolu'ya kadar uzandığı tespit edilmiştir. Bu bölgedeki açık hava yerleşmelerine en erken Geç Kalkolitik çağda (M.Ö. 4000-3200) rastlanır. Geç Kalkolitikten Demir çağına (M.Ö. 1200-600/ 580 kadar uzanan zaman dilimi içinde yörede tespit edilen yerleşme saysı 80'e yakındır. Bunlardan Geç Kalkolitik- ilk Tunç çağına M.Ö. (3200.2100) tarihlenen yerleşmeler Bafra, Kavak, Havza dolaylarında, Orta Tunç çağına M.Ö. (2100-1600) tarihlenen yerleşmeler ise Bafra'nın batı ve güneyinde yoğunluk kazanır. Geç Kalkolitik ve Tunç çağlarının tespit edildiği Tekkeköy, Dündartepe, Kaledoruğu ve ikiztepe'de yapılan bilimsel kazılarda tüm yerleşmelerin köy karakterinde olduğu ve küçük topluluklar tarafından kurulduğu anlaşılmıştır. Halk ahşap evlerde oturmakta avcılık, balıkçılık ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağlamaktadır.


AMİSOS HAZİNESİ

     Samsun Cedit Mahallesinde yapılan bir kurtarma kazısı, Amisos aile mezarı ve hazinesini ortaya çıkardı. Mezardan çıkarılan buluntular, Samsun Arkeoloji Müzesi'nin en değerli koleksiyonunu oluşturuyor ve Amisos Hazinesi olarak adlandırılıyor. Hazine, Amisos'ta nasıl bir yaşam zenginliği olduğunu da gösteriyor.
   Altın ziynet eşyaları (ölü hediyeleri) çanak-çömlek, cam ve mermerden yapılmış arkeolojik eserlerin inceleme ve değerlendirilmesinden, erkek mezarının Pontus Krallığının en üst düzeyindeki yöneticilerinden (kral, komutan, prens gibi) birine, bayan mezarlarından birinin bu ünlü kişinin (kralın) eşine (kraliçeye) diğerinin de kızına ait olabileceği düşünülüyor. Bulunan mezar odasının iki ayrı dönemde kullanıldığı, pişmiş toprak, cam, metal ve mermer eserlerin M.Ö. 4. yy'a tarihlenmesi gerektiği; altın süs eşyalarının ise M.Ö. 1. yy'a ait olduğu sanılmaktadır.


ANIT MEZAR

    Baruthane tümülüslerinin Mithridates sülalesinin hüküm sürdüğü Hellenistik dönemde yapıldığı anlaşılıyor. Samsun Müzesi ile İstanbul Üniversitesi'nin birlikte yürüttüğü bilimsel kazıların sonunda iki ayrı mezar ortaya çıkarıldı ve ziyarete açıldı. Güney Tümülüs altındaki mezarın Karadeniz kıyılarında bugüne kadar bulunmuş boyalı ve sıvalı tek örnek. Güney Tümülüs altındaki mezar: 15 metre yüksekliğinde ve 40 metre çapındaki Güney Tümülüs altında iki odalı oyma mezar yer alıyor. Yığışma tabakasının oyulması ile oluşturulan mezarın toplam uzunluğu 6, genişliği 2.5 ve yüksekliği 3 metre. Odaların duvarları, tavan ve tabanı 3 cm. kalınlığında krem renkli sıva ile kaplanmış.

.

    Ön oda : Duvarlarına taş duvar görünümü vermek için sıva kazınarak yedi sıra taş dizisi Görüntüsü çizilmiş, sonra da kazıma çizgiler lacivert boya ile doldurulmuş. Bu yalancı taş duvar çizgilerinin üst tarafına kırmızı boya ile iki yatay şerit yapılmıştır. Odada yan duvarlar boyunca sedirler uzanmaktadır.
 

    Arka odada: 70 cm. yüksekliğinde bir ölü yatağı (kline) yer alıyor. Yatağığn ön yüzünde kırmızı ve siyah renklerle yumurta bezemesi yapıldığı anlaşılıyor. Yazık ki bu bezemeler tahrib edilmiş. Odanın duvarlarında kırmızı boya ile iki yatay sent var. Kazılar sırasında mezarın içinde çanak-cömlek parçaları, testi, koku şişeleri, kemik süsler ve bronz çiviler bulundu.
 

   Kuzey Tümülüs altındaki mezar: 30 metre çapında ve 8 metre yüksekliğindeki Kuzey Tümülüs altında arka arkaya sıralanan 3 odalı bir mezar yapısı bulundu. Mezar yapısının toplam uzunluğu 18, genişliği 2.80 ile 3.25, yüksekliği ise 2.50 metre. Odalarda sıva kullanılmamıs, sadece yalancı yarım sütunlar ile süsleme yapılmış.

03:55 - 8/8/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Bursa Cumalıkızık

Kategori: TURIZM SEYAHAT








Bursa Cumalıkızık

Tamamı sit alanı olan Cumalıkızık Köyü, mimari dokusu bozulmamış ender köylerden biri. Osmanlı sivil mimarisinin günümüze gelen son örneklerinden ve adeta bir açıkhava müzesi. Taş döşeli sokaklarında kaldırım yok, bazen sular akıyor. İki ya da üç katlı evlerin pencereleri cumbalı ve kafesli, etrafları da yüksek avlu duvarları ile çevrili.

Oğuzlar’ ın Yıldızhanoğlu Kızık boyunun kurduğu yedi köyden biri olan Cumalı Kızık’ın kuruluş öykülerinden birine göre Kızıklar, Karakeçili aşiretinin bulunduğu bölgelere göç ederek, Ertuğrul Gazi’den yerleşmek için yurt isterler. Ancak Karakeçili aşireti, buna karşı çıkar. Ertuğrul Gazi, Kızıklar’a, Uludağ’ın (o zamanki adıyla Keşiş Dağı’nın) kuzey eteklerinde toprak verir. İki Oğuz boyu arasında düşmanlıklar doğmaması için de, Kızık boyu beyinin 7 oğluna Karakeçili aşiretinden 7 gelin alır. Kızık beyi' nin 7 oğlundan Cumali Bey Cumalıkızık’ ta, Fethi Bey Fethiyekızık’ta (Fidyekızık), Hamlı Bey Hamamlıkızık’ta, Dal Bey Dallıkızık’ta, Bayındır Bey de Bayındırlıkızık’ta yurt kurarlar. Derekızık ile Değirmenlikızık’ın kimler tarafında kurulduğu bu öyküde yer almıyor.

Cumalıkızık bir televizyon dizisi ile ünlendiyse de pazar yerinde bunu yüksek sesle söylemeyin yöre insanı çok kızıyor. Ama turizmin yeni bir gelir kapısı açtığını da, pazar yerindeki kalabalıktan anlıyorsunuz. Yöresel yemekleri otantik mekanlarda yiyebilir, arabaların giremeyeceği sokaklarda yürüyebilirsiniz.
Sokak aralarındaki minik sergilerde elişi örtüler, yemeniler, ilerde köyün girişindeki meydanda tezgahlarda reçel, turşu, mantıdan erişteye, mevsimlik meyveden sebzeye yiyecekler satılıyor. Osmanlı Fırını'nın ekşi mayalı ekmekleri, ısırganlı tarhana ve Silor (bir çeşit mantı) ise özel yiyecekleri.

Cumalıkızık, Bursa'da bulunan ve çok iyi korunmuş olan bir yerleşim yeridir. Alanın bir çok özelliği korunmuştur fakat bu özelliklerinin devam ettirilmesi konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Cumalıkızık'ta yer alan bu tarihi evlerin bu yüzden , bir kılavuz kitapçık, servis mekanları, çatı drenajı, bozulmuş cephe malzemesi (sıva), strüktürel dayanım, mimari elemanlar (dış ve iç duvarlar, kapı pencere) gibi birçok sorunları vardır.

Cumalıkızık Köyünün Tarihçesi ve Mimari Yapısı

Uludağ'ın kuzey yamaçlarında birbiri ardına sıralanan yedi "kızık" köyünün bulunduğu bilinmektedir: Hamamlıkızık, Cumalıkızık, Fidyekızık, Derekızık, Dallıkızık, Bayındırkızık ve Değirmenlikızık.. Orhangazi'nin Bursa'nın fethi öncesi lojistik destek sağlamak amacıyla kurulmasını istediği yolunda günümüze kadar uzanan rivayetlere göre kurulmuş olan bu köyler, birbirlerinden farklı özellikleriyle ayrılmaktadırlar.

1920-22 yıllarındaki Yunan İşgalinden tesadüf eseri yanmadan kurtulan Cumalıkızık Köyü en eski Osmanlı kırsal mimari örneklerini bugün de yaşatmaktadır. Geçmişi 1300'lü yıllara uzanan Cumalıkızık'ın, köy muhtarlığındaki 1685 tarihli Vakfiye Belgesine göre Orhangazi Vakfiyesine bağlı olduğu ifade edilmektedir.

Cumalıkızık geçimini topraktan sağlayan diğer yerleşimler gibi su kaynakları bakımından zengin, verimli topraklar üzerinde kuruludur. Bursa'yı Ankara'ya bağlayan yolun 10.km.'sinden sonra, sağa Uludağ yamaçlarına doğru 3 km. içeride, denizden 340 m. Yukarıda, tarihsel dokusunu koruyan bir Osmanlı Vakıf köyüdür. Köye eski mezarlık duvarlarının arasından geçilerek girilir. Asfalt yol, mezarlık başında taş döşeme ile değişik atmosfere sokar. Mezarlıktan sonra köy giriş meydanına ulaşılır. Meydanın üç yanı konutlar, diğer yanı ise ilkokul ve mezarlık ile çevrilidir. Meydanda 2 anıtsal çınar ağacı bulunmaktadır. Yedi mahalleden oluşan köyün belli bir planı yoktur. Eğrek, Okul, Orta, Hamam, Dere, Değirmenyeri, Köyüstü mahalleleri vardır. Toplayıcı merkez, cami ve kahvelerin bulunduğu Orta Mahalledir. Buradaki cami merkez konumunda olup, evler bu merkez etrafında ihtiyaç oldukça birbirine bitişik şekilde yapılmıştır. Camiye ulaşımın en rahat olacağı şekilde biçimlenen sokaklar karmaşık ve sadece at arabalarının geçebileceği genişliktedir. Orta mahalle etrafında oluşan en eski yerleşim bölgeleri Hamam ve Eğrek mahalleleridir. Sokaklar soğuk ve yağışlı hava ile eğime göre şekillendiği için dar ve kıvrımlıdır. Genişlikler insan ve yük taşıyan hayvanlara göre belirlenmiş olup, genellikle 2-2.5 m. kadardır. Cin aralığı denilen 55-60 cm. genişliğinde, sadece bir insanın geçebileceği bir geçit vardır ve köylüler tarafından Şeytan Çıkmazı olarak da adlandırılmıştır.

Cumalıkızık köyünde üstten bakınca neredeyse görünmeyen sokaklar, ortaya doğru eğimli düz taşlardan yapılarak, evlerin giriş kısımlarının yağmur sularından korunması sağlanmıştır. Ayrıca evlerin saçaklarının geniş tutulmasıyla yağışlı havalarda sokakların kuru kalması sağlanmaktadır. Uludağ'dan gelen su, eğimli köyde sokak ortalarından akarak, köy girişindeki mazgalda toplanıp, buradan kanallar ile köy bahçelerinin sulanması sağlanmaktadır. Sokaklar birbirini dik kesmezler, çıkmaz sokaklar da vardır. Birkaç sokağın kesiştiği yerlerde küçük meydanlar oluşur. Sokaklarda ağaç olmamasına rağmen, hemen her evin sokağa bakan cephesinde asma vardır. Pencerelerinde de yöre bitkilerinden küpeli çiçekleri saksıları dizilidir. Bahçelerde ağaç ve yeşillik olduğundan köye uzaktan bakıldığında Uludağ yamaçlarında yemyeşil görünür.

Yerleşim alanı yaklaşık 15 ha. olan köyde 270 adet ev bulunmaktadır. Köyde 57 adet sivil mimarlık örneği yapı, 2 anıtsal yapı (cami ve hamam), 2 anıtsal çınar olmak üzere 61 adet tescilli eser yer almaktadır. Cumalıkızık Camisinin inşa tarihi ile ilgili olarak elde kesin bilgi yoktur. Ancak köyde 1300'lü yıllardan itibaren bir cami bulunduğu söylenmektedir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün yayınladığı bir kitapta mevcut caminin 300 yıllık olduğu belirtilmekte olup, buradan eski caminin yerine yeni bir caminin yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır.

Caminin saçak altı süslemeli ahşap kaplamadandır. Ayrıca batı giriş kapısının üzerinde dikdötgen çerçeveler içinde kalem işi cami tasviri yer alır. Eskiden yarısı okul olan cami binasının 1916 yılında yapılan değişikliklerle ara duvarı kaldırılarak tek mekan oluşturulmuştur. Minaresi 1973 yılında yapılmıştır. Caminin doğu cephesinde, merdivenlerin altındaki nişte yer alan çeşmenin üzerinde yer alan kitabeden 1898-99 yıllarında inşa edildiği ve Zehra Hanım Vakfına ait olduğu anlaşılmaktadır. Köyün girişindeki meydandan merkeze doğru Yunus Aralığı'ndan devam edildiğinde, sağda tarihi hamam yapısı görünür. Hamam, 1983 yılında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından, Mimar Mithat-Engin Kırayoğlu'nun projesiyle restore edilmiştir.

Köyde kahve meydanında iki de şadırvan vardır. Bunlardan birisi caminin batı kapısının karşısında bulunan kahvenin önündedir. Üzerindeki kitabede 1912 yılı yazdığı görülmektedir. Diğer şadırvan ise kahve, etnografik ürün ünitesi ve kooperatif yapısının olduğu bahçenin ortasındadır, kitabesi yoktur.

03:44 - 8/8/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss
Kategoriler

Son Yazılar
- Tığ İşi Şemalı Bayan Bluzu
- Motfili Örgü Bayan Atkısı
- Pembe Örgü Bebek Takımı
- Kız Çocukları İçin Örgü Elbise Örneği
- Firkete İşi Modelleri,Firkete İşi Resimli Örnekler
- Şipşak Bolero Modeli ve Yapılışı
- Bayan Örgü Tunik Modeli
- Kürklü Örgü Şal Modeli
- Akıllı İpten Örgü Bebek Pançosu ve Örgü Bebek Şapkası
- Bayanlar İçin Harika Örgü Uzun Hırka Modeli

Etiket Bulutu
Tığ işi örgüler tığ işi örgü bluzlar tığ işi örgü kazaklar tığ işi yazlık örgüler tığ işi örgü modelleri örgü atkı modelleri yeni şal örnekleri tığ işi örgü bayan atkısı motifli örgü bayan atkısı motifli örgü bayan şalı yapılışı örgü bebek takımları örgü bebek takımı modeli örgü bebek takımı örneği kız çoukları için örgü takım kız bebekler için örgü takım yapılışı Örgü Bebek Elbisesi Kız Çocukları İçin Örgü Elbise Örneği Kız çocukları için harika örgü elbise modeli çocuk örgü elbisesi çocuklar için örgü elbise modelleri bebek örgü elbise modelleri Firkete İşi Modelleri Firkete İşi Resimli Örnekler Anlatımlı Firkete İşi Modelleri Firkete motif nasıl yapılır firkete işi nasıl yapılır kolay bolero örnekleri şipşak bolero örneği kol bolero modeli yapılışı anlatımlı bolero modelleri örgü bolerolar örgü kazak modelleri örgü kazak desenleri örgü kazak örnekleri yeni örgü kazak modeli yapılışı anlatımlı örgü kazak bayan örgü kazak tunik şal modelleri yeni şal modelleri 2010 şal modelleri motifli şal modeli yapılışı anlatımlı şal modelleri örgü panço modelleri örgü bebek pançosu örgü bebek şapkası anlatımlı bebek örgüleri anlatımlı örgü bebek şapkası anlatımlı örgü bebek pançosu örgü hırka modelleri bayan uzun hırka modelleri örgü bayan kaban modelleri 2010 örgü hırka modelleri örgü hırka yapılışı anlatımlı örgü hırka modelleri
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
gökhan kaplan
CAN RECEP ASLAN
Efsane Peri
Saadet Aktan
elifortasoz
LeeForBlog !
tiritci
taner özdemir
terslale22
HaYaL-GeCeM EseR
drsaglik
CAN RECEP ASLAN
futbollove
sohbet odaları
Feedjit Live Blog Stats
firma ekle site ekle Web Tasarım